Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
<center> Bu Yazımızı Basından Seçtik ÇATALZEYTİN MEKTUBU GAZETESİ: </center><center><font color=’blue’> ABANA GENÇLERBİRLİĞİ VE FAHRİ YAZGAN </font></center>
KASTAMONU, TURİZMDEN BİZİ DIŞLADI!
İNEBOLU ADI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

“KARADENİZ'E SÜT DÖK”MEK ÜZERİNE

Muharrem Saka
Mehmet Çelikbaş Ağabeyimiz iyi bir yazar olduğu gibi, iyi bir gözlemci ve çok kuvvetli bir hafızaya sahip. Altın gibi yüreği de sayfalarına her zaman yansıyor. Bu güzel eseri için kendisini kutluyor, ellerinden
20.09.2013 / 00:00




                                Muharrem Saka

Sevgili Mehmet Çelikbaş Ağabeyimizin yeni yazdığı “Denize Süt Dökmek“ romanını soluk soluğa, zevkle okudum. Mehmet Ağabey “Onlar da Yaşadıla,“ “O Ezine Bu Ezine Değil“ kitaplarında olduğu gibi yine Abanamıza güzel bir kitap daha armağan etti. “Abanamıza” diyorum, çünkü kitaptaki konu Abana’da, Hacıveli’de, Kadıyusuf‘ta geçiyor. Kısaca bizim kültürümüzü anlatıyor. Kitaptaki konunun ilginçliği yanında, o günlerin yaşam şekli, gelenek ve görenekler, insanlar, olaylar o kadar güzel işleniyor kİ; bunları yazılı olarak bir arada, bir başka yerde bulmamız olanaksız.

Romandaki konu benim gibi birçok kişinin daha önce duymadığı bir konu. Çok etkilendim doğrusu. Romanın kahramanlarından Mehmet Balcı‘nın ölümünden de çok etkilendim, derin üzüntü duydum. Denize süt dökmek geleneğini de bu roman sayesinde öğrendim. Eski Hacıveli‘yi tanıma fırsatı buldum. Doğrusu o günlerin Hacıveli’sinde, soğuk bir kış gününde Mustafa Yorgancı’nın kahvesinde bir kahve içmeyi, gemicilerin vapura yolcu ve yük taşıma telaşlarını izlemeyi ne çok isterdim. Denize süt dökerken Fatma Abla’yı da görmek isterdim.

Günümüzdeki Abana, Hacıveli o günlerle kıyaslanınca o kadar farklı ki! O kültürden günümüzde eser kalmamış. Gemici kültürü bugün yalan gibi, yaşanmamış gibi.

Mehmet Çelikbaş Ağabeyimiz iyi bir yazar olduğu gibi, iyi bir gözlemci ve çok kuvvetli bir hafızaya sahip. Altın gibi yüreği de sayfalarına her zaman yansıyor. Bu güzel eseri için kendisini kutluyor, ellerinden öpüyorum.

Kitabı henüz okumamış olanlara da hemen okumalarını tavsiye ediyorum.

(18 Eylül 2013)


Etiketler: Muharrem Saka
Bu 5807
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR