Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
<center> Salim YILMAZ: </center><center><font color=’blue’> ABONOU TEİKHOS, ABANA DEĞİL, İNEBOLU’DUR </font></center>
KURTULUŞ SAVAŞI’NDA İNEBOLU’NUN YERİ
<center> Salim YILMAZ </center><center><font color=’blue’> ABANA-İNEBOLU YOLUNUN YAPILMASI </font></center>
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CHP Eski İstanbul İl Başkanı
MUHİTTİN TIĞLI’YLA SÖYLEŞİ

<center> CHP Eski  İstanbul İl Başkanı  </center><center><font color=’blue’> MUHİTTİN  TIĞLI’YLA SÖYLEŞİ </font></center>
20.08.2019 / 01:59


İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi olan Eşi Emel Tığlı ile birlikte CHP Eski İstanbul İl Başkanı Muhittin Tığlıİstamonu Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Karadeniz’in sorularını yanıtladı.

Muhittin Tığlı’nın Söyledikleri:

“35 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapıyorum. Siyasi kariyerimde gençlik kollarından başlayarak, mahalle, ilçe ve il örgütlerinde görev almış birisiyim. 1977 yılında Merhum Babam Sabri Tığlı, Kastamonu milletvekiliydi. 1989 seçimlerini kazanmış. 20 danışmandan biri olarak İstanbul Büyükşehir’de görev aldım. Genel sekreter, özel kalem müdürü ve başkan danışmanı, 2007 yılında ise il başkanı olarak 1 yıl boyunca hem hemşerilerime hem de İstanbul’a hizmet etmeye çalıştım.”

“2018 seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte gerçekleştirildi. Biz CHP olarak bir strateji izleyerek Millet İttifakı ile seçime girdik. Doğal olarak ittifaklar söz konusu olunca adaylar arasında listede olma yarışı devreye giriyor. Bazen alt sıralara düşer bazen de üst sıralara çıkarsınız, bunlar siyasette olağan karşılanan durumlardır. Her seçim bir yarış ve kazanma üzerine kurulur. Adaylar da buna katkı sağlarlar. Ben de partide uzunca bir geçmişe sahip olarak İstanbul 3. Bölge 14. sırada milletvekili adayı gösterildim. Uzun müddet sonra ilk defa Kastamonulular olarak CHP’de 3. Bölge ve 2. bölgede 3 aday çıkardığımız bir dönem oldu. Benim dışımda Mehmet Diribaş ve Osman Tellioğlu da listeye giren Kastamonulu isimlerdi. Gönül isterdi ki ben ya da diğer arkadaşlarım meclise gidebilecek oy sayısına ulaşsın. Oy veren seçmen değişiklikleri, oy kaymaları ve oy geçişkenlikleri olmasaydı bugün mecliste ikiden daha fazla Kastamonulu görev yapıyor olabilirdi.”

“…Ancak, bunun birçok nedeni var. Partiden kaynaklı olduğu kadar, biz Kastamonululardan kaynaklanan bir durum da söz konusu. Siyasi partilerde çeşitli kademelerden başlayarak görev almak zorundayız. Parti örgütlerinde olmayınca tercih edilmemiz kişisel çabalarımıza kalıyor. Birbirimize kolay ulaşıyor, ancak bir türlü örgütlü beraberliği sağlayamıyoruz. Hal böyle olunca ‘ben’ merkezli siyaset oluşuyor. Siyaset mevkilerinde yer az, ‘ben’ ve ‘kişisel hırs’ çok olunca, hiç olmadığımızı görüyoruz. Mesela mecliste grubu bulunan partiler nazarında baktığımızda il başkanı seviyesinde hemşerimizin olmaması büyük etkendir bu sürece.”

“Siyasette taban hareketinde rol alacak yeterli adamımız yok maalesef, siyasete ilgi duymuyorlar. Baktığınızda İstanbul’da yoğun bir nüfusa sahibiz. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Kas-Der’i ziyaret etti. Orada açık açık söylediği şey, ‘Gelin Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olun. Siyaset yapın önünüz açık. Sizin için her şeyi yapacağım’ oldu. İlçe yönetimlerinde aktif insan sayımız az, ilçe başkanımız yok, il yönetiminde temsilcimiz yok. Peki nasıl siyaset yapacağız biz? Bizim bundan böyle tamamen sivil inisiyatifle gençleri siyasete kanalize edecek sistemi kurmamız gerekiyor. Bu konuda derneklerimize çok büyük görevler düşüyor. Her siyasi partide gençlerin görev almalarını sağlamamız gerekiyor.”

Siyasette sivil inisiyatif için bir otorite oluşturma girişimi denendi mi hiç?

CHP’nin İstanbul il sekreteriydim. İl başkanımız milletvekilliğine aday olmak için istifa edince, doğal olarak ben de genel merkez tarafından o süreci il başkanı olarak yönettim. Çok zor bir süreçti, ancak kimsenin burnu kanamadan yönettik. Dönemin genel başkanı bu konuda sağ olsun son derece güzel şeyler söyleyerek bu seçimi başarıyla yönetmişti. İl başkanlığım dönemimde çok uğraştım Kastamonuluların partiye katılması konusunda. Çok büyük uğraş verdik, kimse gelmedi.”

Kastamonu’nun geçmişine baktığımızda CHP geleneği olduğu rahatlıkla görülür. 1973-1977 hatta 1989 ve 1994 yıllarında sahil ilçeler ile Devrekani CHP’li belediyeler tarafından yönetilmiştir. Son 15-20 yıldır CHP’nin bölgedeki hakimiyetinin zayıfladığı gözleniyordu. Yeni yapılanmayla ve artan belediyelerle birlikte geçmişteki geleneğin devamına dair umut besliyoruz. Bunun için gerekli altyapı Kastamonu’da mevcut.”

(Bu haber “Istamonu.com”dan derlendi)


Etiketler:
Bu haber toplam 117 defa okundu


YAZARLAR